ekojenik barsak

HİPEREKOJENİK BARSAK
Hiperekojen barsak (ekojenik barsak) ultrasonografi sırasında fetusun karın kısmında barsakların olduğu bölgede parlak beyaz renkte (ekojenik) bölgeler görülmesidir. İkinci trimesterde yapılan ultrasonografide yaklaşık yüz gebelikten birinde izlenir ve genellikle haftalar içinde kendiliğinden kaybolur. Üçünçü trimesterde gebeliğin son aylarında ekojenik barsak izlenmesi daha sık rastlanan ve olağan bir durumdur.

Hiperejenik barsak alanları izlenen fetusların büyük bölümünde (%50-80) bir problem oluşmaz, sağlıklı olurlar. Fakar nadir olarak aşağıdaki anomalilerle ilişkisi olduğu gösterilmiştir:
– Down sendromu ve diğer kromozomal anomaliler
– Kistik fibrozis
– CMV gibi enfeksiyonlar
– Barsak tıkanıklığı
– Amnion suyu içerisine kanama olması ve fetusun bunu yutmasından kaynaklanabilir
– Özellikle ileri aylarda barsaklardaki mekonyum da bu görüntüyü verebilir
– Koryoamniyonit (amnion sıvısı ve zarlarının enfeksiyonu) varlığında amniyon sıvısındaki gaz yapıcı bakterilerin yutulması da bu görüntüye sebep olabilir

Aralıklı ultrason takipleri ile ekojenik barsak varlığının devamı veya kaybolması izlenmelidir. Detaylı ultrasonografi ile buna eşlik edebilecek diğer anomalilerin varlığı değerlendirilmelidir. Ekojenik barsak saptandığında yapılabilecek diğer test ve değerlendirmeler konusunda henüz net bilgi ve kararlar yoktur. Yapılan ultrasonografi ve diğer tarama test sonuçlarına göre kromozomal anomali, kistik fibrozis, CMV – toxoplazma gibi enfeksiyonları araştırmak amacıyla amniosentez yapılması gerekebilir. Fetus gelişme geriliği ve oligohidramnios açısından yakın takiple izlenmelidir.

osteoporoz

MENOPOZDA BESLENME

MENOPOZDA NELER YENMELİ? FAYDALI VE ZARARLI BESİNLER

Menopoz kadın hayatında fizyolojik ve hormonal olarak vücutta çok önemli değişikliklerin olduğu bir dönemdir. Vücutta meydana gelen hormonal değişimler bir çok organ ve sistemi etkilediği gibi bazak metabolizma hızında yavaşlamaya da neden olur. Ayrıca yaşın ilerlemesi ve çalışan kadınların işten ayrılması, emekli olması gibi etkenlerle de genel olarak hareket etme oranı azalır. Bütün bu etkenler kilo almaya meyil yaratır, bu nedenle menopoz sonrası kadınların sağlıklı beslenme, hareketli yaşam tarzı (egzersiz) gibi konularda daha dikkatli olmaları gerekir.

Menopozda hangi yiyecekler tüketilmelidir?
Menopoz sonrası kadınlarda kemik yıkımında hızlanma arttığı için kemik erimesi (osteoporoz) riski artar. Bu riski azaltmak için süt, yoğurt, peynir gibi ürünler her gün tüketilmelidir. Ayrıca düzenli yürüyüş, spor kemik erimesi riskini azaltır. Haftada en az 3-4 gün yarım saat yürüyüş önerilmektedir.Süt, yoğurt, peynir gibi ürünler yağlı olanlardan değil, yağsız (diyet, light) olarak tercih edilmelidir.

Sebze yemekleri ve kuru baklagilleri (nohut, fasulye, bezelye, mercimek ) bol tüketmek, meyve tüketmek, kırmızı et yerine daha çok beyaz et (tavuk eti) tercih etmek, kırmızı et tüketilecekse yağsız daha eti tercih etmek, margarin ve ayçiçek yağları yerine zeytin yağı ve tereyağı tercih etmek, beyaz ekmek yerine kepekli veya çavdar ekmeği tercih etmek dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalardır. Haftada 1-2 kez balık tüketilmesi önerilmektedir. Yağda kızartılan yiyecekler yerine ızgara, haşlamai fırında pişirme türleri tercih edilmelidir.

Bol su içmek hayatın her döneminde olduğu gibi menopoz döneminden sonra da önemlidir. Kahve, kola gibi kafein içeren içeceklerin aşırı tüketilmesi kemik erimesini arttırabilir ve sıcak basması gibi şikayetleri arttırabilir. Bu nedenle açık çay, ıhlamur, ada çayı tüketilmeli ve kafeinli içeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Menopozda hangi yiyeceklerden kaçınmak gerekir?
– Kızartma türü yağlı yiyecekler
– Sucuk, salam, sosis v.b yiyecekler
– Çikolata, tatlı, şekerli, kremalı yiyecekler, kola türü içecekler
– Hamur işi, fast food, pizza, hamburger, poğaça, kek, bisküvi, cips türü yiyecekler
– Tam yağlı peynir, yoğurt, süt
– Margarin yağlar, tere yağı, kuyruk yağı
– Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak gerekir.

Yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi durumlar mevcutsa doktorunuzun beslenme konusunda ek önerileri ve uyarıları olabilir, bunları da ayrıca dikkate almalısınız.

POSTMENOZAL KANAMA

MENOPOZ SONRASI KANAMALAR (POSTMENOZAL KANAMA)
Siklik hormon tedavisi sırasında görülen düzenli kanamalar hariç tutularak, menopozal dönemdeki bir kadında meydana gelen herhangi bir vajinal kanamaya postmenopozal kanama denir.
Siklik verilen hormon ilaçları zaten düzenli olarak adet kanaması yapmayı amaçlamak için daha genç yaştaki menopoz hastalarına verilir. Bu tür ilaç alan hastalarda da kanamalar düzensiz oluyorsa yine doktora başvurması gerekir.
Adet görmeyi sağlamayan diğer menopozal hormon ilaçlarında da ilk 3 ay lekelenmeler, düzensiz kanamalar olabilir fakat daha sonra olan her tür kanama mutlaka araştırmalıdır, doktora başvurmayı gerektirir.
Bazen idrar yollarından veya bağırsaklardan gelen kanamalar da bu tür vajinal kanamalarla karışabilir fakat bunlar postmenopozal kanama tanımına girmez.

Başlıca Sebepleri:
– Atrofik endometrium (rahim iç tabakasının aşısı incelmesi)………. 60-80 %
– Dışarıdan östrojen alımı (Hormon tedavisi)……………………………… 15-25 %
– Endometrial hiperplazi (rahim iç tabakasının aşısı kalınlaşması)…………….. 5-10 %
– Rahim içerisinde (endometrial polip) veya rahim ağzında polip….. 2-12 %
– Endometrium (rahim) kanseri……………………10 %
– Bazı ilaçlar (meme kanseri için kullanılan tamoxifen)

Kanamanın kaynağı ne olabilir?
Vajen: Vajinal atrofi ve kuruluk sonucunda ve ilişkiye bağlı travma ile kanamalar olabilir. Vajinadan kaynaklanan bir kitle kanamaya sebep olabilir.
Rahim ağzı (Serviks): Buradan kaynaklanan polip (halk arasında et parçası denir) ya da başka tür iyi ya da kötü huylu kitleler kanama yapabillir.
Rahim (uterus) tan kaynaklanan kanamalar: Rahim iç tabakasının (endometrium) aşısı incelmesi ya da aşırı kalınlaşması (endometrial hiperplazi), burada oluşmuş bir polip, myom ya da başka tür iyi ya da kötü huylu kitleler kanama yapabilir.